Yekateryna Grygorenko
1996 yılında Mersin’de doğdum. 2019 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden mezun oldum. Şu anda aynı üniversitede yüksek lisansımı tamamlama sürecindeyim.
Aslen Ukraynalı olup Türkiye’de yaşamam bana iki kültür ve iki kimlik kazandırmış; aynı zamanda her iki kültürden de uzaklaşarak bedenimi ve kimliğimi sorgulamama vesile olmuştur. Nasıl kadın olunur, nasıl erkek olunur, ne güzeldir, ne çirkindir, ne doğrudur, ne yanlıştır ya da kime göre doğrudur, kime göre yanlıştır gibi birçok söylem, tüm insanlarda olduğu gibi benim de doğumumdan beri kulağımı çınlatmaktadır.
Gerçek bir bilgi niteliği taşımayan ancak belirleyici olan bu söylemler, simgesel düzeni; yani şu anda içinde bulunduğumuz düzeni kurar. Nietzsche, Ahlakın Soykütüğü kitabında bu durumu destekler nitelikte bir söylemde bulunur: “Bazı ahlak biçimleri bir özneyi gerektirdiği için bu gerekliliğin bir sonucu olarak özneyi kurar.”
Nietzsche’nin bu söylemi, kimliğin ne kadar kaygan bir zeminde olduğunu göstermekte ve hayvanla aramızda oluşan sınırı net bir biçimde ortaya koymaktadır. Hayvan tabusuz ve çırılçıplaktır. Benim üretimlerim de bu kaygan zeminden çok, gerçek dünyanın duygu ve hissiyatlarını barındırmaktadır.
Tabusuz olan hayvanın yaşamına duyduğum hayranlıkla işlerimi ilerletmekteyim. Öğretilmiş güzellik ve doğrularla değil; çirkinin, yanlışın ve iğrencin estetiğini izleyiciyle buluşturmayı amaçlamaktayım. İçinde bulunduğumuz gerçekliği reddederek, tükenme noktasındaki güzellik çerçevesi içerisinde yeni bir gerçeklik arayışına çıkmaktayım.
Sapkınlıklarım, arzularım ve içgüdülerim, gerçeklikten uzaklaşarak üretimlerime yansımakta; bir hayvan gibi tüm çıplaklığımla sanatı kucaklamaktayım. Bedenin maddeselliğine odaklanarak ölüm, doğum, acı, şehvet, tiksinti ve arzu hâllerini doğrudan izleyiciye sunmaktayım.
Çalışmalarımın çoğunda görülen dikiş ve nakış pratiği; kadının, annenin, doğumun ve üremenin kutsallığına değinmektedir. Her üretimimde hayvan gibi ulu orta bir doğum gerçekleştirir ve onun içerisinde kendi oyunumu kurarım.
Sergiler
Mersin Üniversitesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, “Otoportre” Karma Sergi — Mersin
Buca Belediyesi, “Siyah Görünümler” Karma Baskı Sergisi — İzmir
İyi Tasarım 3 “Bir Arada”, Shelter Artist Run Space, “Oksimoron – Orijinal Kopya” Workshop Çalışması — İzmir
Mahalle Güzelbahçe, “Disiplinler Arası Karma Sergi” — İzmir
Kendine Ait Bir Oda, “Miras” — İzmir
Mixer Art, “Mixer Sessions 4” — İstanbul
Darağaç, “Lüzum” — İzmir
İzmir Kültür Pla+formu Girişimi, Kişisel Röportaj — İzmir
BASE, “Şimdi” — İstanbul
Galeri A, “Görünür Muamma” — İzmir
Balconnection, “Sessiz Merasim” — İzmir
Balconnection, Kişisel Sohbet ve “Sessiz Merasim” Üzerine Konuşma — İzmir
Mixer Art, “Printed ’20” — İstanbul
Fünf Nach Löffel, Kişisel Oyun, “Bizler İçin Uyku Vakti” — İzmir / Almanya
Artsürem, Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi, “Zamanın Dışında” — Antalya
Artsürem, Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi, Sanat ve Toplum Sempozyumu “Kadın ve Umut” — Antalya
Performans Araştırmaları Laboratuvarı PAL, Online Pencere Performans Atölyesi — İzmir
Karşı Sanat, “Yaklaşım Tüneli / İstanbul’da Şifa Bulmak” — İstanbul