Fatma Temel
BİYOGRAFİ
Çalışmalarımın ana teması kimlik ve aidiyet üzerinedir. Kimlik, “toplumsal bir varlık olarak insana özgü olan belirti, nitelik ve özelliklerle, birinin belirli bir kimse olmasını sağlayan şartların bütünü” olarak tanımlanmaktadır. Aidiyet ise bireyin herhangi bir şeye karşı kurduğu duygusal bağdır. Bu bağ; bireyin coğrafi bir mekâna, bir ulusa, dine ya da dile, bir devlete, bir topluluğa, bir mesleğe ya da işe, bir gruba, ideolojik bir fikre, spor takımına, kuruma veya kuruluşa, bir insana hatta bir nesneye karşı duyduğu güçlü ilişkinlik hâli olarak tanımlanır.
Bireyin toplum içindeki varlığını tanımlayan kimlik ve aidiyet, birey ve toplumun kendi tarihini oluşturmasında ve kültürünü bir nesilden diğerine aktarmasında en önemli etmenlerden biridir. Bu nedenle medeniyetlerin süregelen tarihleri boyunca hüküm süren politikalarına bağlı olarak kültür, kimlik ve aidiyetler üzerinde birçok yaptırım uygulanmıştır. Bunların başında etnik kökenleri belirleyici kılan kimlikler üzerindeki zoraki yaptırımlar gelmektedir. Bir çeşit asimile etme çabası olarak da kabul edilebilecek bu yaptırımlar, güçlü olanın güçsüze uyguladığı zulüm olarak karşımıza çıkmaktadır.
42 yıl önce Bulgaristan’da başlatılan politika ile Müslüman ve Türk halklarının isimlerinin zorla değiştirilerek asimile edilmeye çalışılması, yakın tarihte bu konuya verilebilecek en dramatik örneklerden biridir. Ailemin de deneyimlediği bu süreç, yaşananlara birebir tanık olmasam da travmatik anıların aktarımları ve seyahatlerimde gözlemlediklerim ile belleğimde yer etmekte ve kimliğimi oluşturma sürecimde önemli bir rol oynamaktadır.
Proje kapsamında oluşturduğum çalışmalarım, ailemin aktarımlarından yola çıkılarak yaşananları sembolize etmektedir. Göçün arkasında bıraktığı anılardan arta kalanlar; bazen çizimde, bazen boyada, bazen de yerleştirmelerde mekân ve zamanın temsili noktasında görünür kılınmaktadır. Tek başına yalnızca birer görüntüden ibaret olan bu çalışmalar, bütünlüğünde bir kurguyu tamamlamakta ve belleğin izdüşümleri gibi birbiriyle bağ kurarak tarihe aktarılacak bir kayıt görevi üstlenmektedir.
Bu proje kapsamında ürettiğim çalışmalarım farklı tekniklerle oluşturulmuştur. Kâğıt ve tuval gibi iki boyutlu yüzeyler üzerine yapılan çalışmaların yanı sıra birçok malzemenin kullanıldığı üç boyutlu çalışmalar ve videolardan oluşan proje işlerimin biçimsel açıdan ortak noktası, mekânsal boşluk hissidir.
Kompozisyonda yer alan imgelerin mekân içinde kapladığı alanın minimal boyutlarda oluşu, bu boşluk hissini kuvvetlendirmektedir. Renk kullanımındaki monokrom değerler de unutulmaya mahkûm bırakılmış geçmişin izlerine göndermeler içerir. Beyaz rengin hâkimiyeti, belleğin sisli fakat bir o kadar da kederli anılarını görünür kılmada aracılık etmektedir.
Mektup ve resmî belgeler gibi hazır nesnelerin kullanıldığı çalışmalarda da benzer tavırlar hâkimdir. Origami tekniği ile oluşturulmuş kırlangıç figürü ise kolaj ve yerleştirme olarak çalışmalarımda yer almaktadır. Göçün temsili olan bu kırlangıçların çalışmalarıma dinamik bir etki sağlaması amaçlanmıştır.