Erna Uçar
BİYOGRAFİ
1979 Ankara doğumlu olan Erna Uçar, 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümünden mezun oldu. 2004-2014 yılları arasında Moskova’da yaşadı ve Rus gravür sanatının detaycılığından etkilendi. Kıbrıs, Türkiye, Rusya ve Malezya’da yaşayarak, farklı coğrafyalarda, iklimlerde, farklı hayat ve ışığın yaşandığı yıllar geçirmek, yaşamı ve sanatı üzerinde büyük etki yaptı. Resimleri, ziyaret ettiği coğrafyaların farklı fiziksel yönlerine odaklanıyor. Erna, mükemmel bir uyum içinde olması gerekmeyen renklerle çalışır ve bize grafik tasarımdaki geçmişini hatırlatan siluetleri kullanır ve bize grafik tasarımdaki geçmişini hatırlatan silüetler kullanır.
SERGİLER & YAYINLAR 1998 – Hacettepe University Photography Exhibition / Ankara 2001 – Hacettepe university Graduation Exhibition / Ankara 2010 – MTKO Street Photography Exhibition / Moscow 2016 – Istanbul Exlibris Society, Exlibris exhibition / Istanbul 2018 – Sanat Gezgini Gallery, Group Exhibition / Istanbul 2019 – Bricklane Gallery Abstract Exhibition / London 2019 – Hoxton 253 Gallery Groups Exhibition Mindfulness / London 2019 – Contemporary Art Curator / Online Exhibition / www.contemporaryartcuratormagazine.com/ 2020 – Capsule Book Curatorial Vol:2 / Chemistry Series / Sydney 2021 – Love Watts ile Poster işbirliği / USA (2021 ortası itibarı ile) 2021 – Contemporary Art Curator Magazine / Collector’s Vision International Art Award / Winner
The Room Serisi The Room serisinde kitleleri, insanlığı etkileyen yalnızlık duygusu ve hayatın aniden gelen bir darbe ile tek boyuta indirgenişini işledim. 1.5 metreden büyük ham koton kanvas üzerine; akrilik, guaj, kömür ve kum pastası gibi materyallerin birarada ancak her materyalin kimyasını farklı katmanlarmışçasına kullanıldığı ve kendilerine has dokularının ön plana çıktığı,kullanılan materyalin ana karakter olduğu bir seri. The room serisinde, 2021 yılının ve yılla gelen zorunlu kılınmış yalnızlık hissine işaret eden dar mekanlar ve bu mekanlarda bağ kurmamış, ifadesiz figürlere ve yüz ifadelerine odaklandım. Canlı renkler karamsar ruh hallerine, renk dokuya, kıpırtısız – üşengeç- bedenler yoğun mimiklere, 3 boyutun 2 boyuta ve hatta tek boyuta dönüşür.
