Gizem Sema Günhan
EĞİTİM
2016- 2021 Uludağ Universitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü, Bursa, Türkiye
2011-2015 İstanbul Universitesi, Antropoloji, İstanbul, Türkiye
AFİŞ – İLLÜSTRASYON
2020 Karşılaşmalar-Çizgi ile Gölge Arasında Nazım Sergi Afiş İllüstrasyonu Bursa, Türkiye
2018 Anatomik İllüstrasyon, Veterinerlik Fakültes, Uludağ Universitesi, Bursa, Türkiye
2018 Logo Dizaynı, Fransız Müzisyen “Zedjé”, Fransa
SERGİLER
2020 Karşılaşmalar-Çizgi ile Gölge Arasında Nazım Sergi Afiş İllüstrasyonu, Bursa, Türkiye
2018 Yıllık Öğrenci Sergisi, Uludağ Üniversitesi, Bursa, Türkiye
2017 Yıllık Öğrenci Sergisi, Uludağ Üniversitesi, Bursa, Türkiye
SANATÇI METNİ
Sanatın, iç dünyamda çözemediğim şeyleri anlamlandırmaya çalıştığım ve diğer insanlarla bu çözümsüzlükler üzerinden iletişim kurduğum bir alan olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda, bitirmiş olduğum antropoloji bölümünün bana çok şey kattığını, anlam arayışımı desteklediğini söyleyebilirim. Kendimi ifade edebildiğim tüm sanatsal pratikleri denemeye ve düşüncelerimin sonuçlarını görmeye çalışıyorum. En büyük ilham noktalarımdan biri olan doğa, çoğunlukla beynimde çizgi ve lekelerin dans ettiği bir oyun alanıyken; insan ve ona dair her şey, sallanan sandalyesinde uzakları seyreden kavrayamadığım duygu ve düşünceler bütünü…
Sanat yapmamın amacı çoğunlukla aynı duyguları paylaştığım insanlarla iletişime geçmek ve onlarla zaman zaman aynı katmanda buluşabilmek. Bu sebeple kendimi sınırlamak yerine ilgi duyduğum tüm teknikleri denemeye özen gösteriyorum. İşlerimde çoğunlukla kullandığım tekniklerin yağlı boya, baskı, video, pastel boya olduğunu söyleyebilirim. İşlerimde zaman zaman çizgi kullanımımın öne çıktığını farkediyorum. Bu benim için çoğunlukla sınırları belirlemekle ilgili bir mesele ve bu sınırlamalar, hayatın içinden dert edindiğim kavramları ya da durumları hayali bir çerçeve içine koymama yardım ediyor.
İrdelediğim konular arasında iletişimsizlik, yabancılaşma, yalnızlaşma, benlik kavramları en ön plana çıkanlar diyebilirim. Bu kavramları dert edinmemde doğup büyümüş olduğum İstanbul, Beyoğlu’nun büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Büyüdüğüm bu mekân bana kalabalıklar içindeki yalnızlığı, çokluklar içinde biri olmayı, akışın içinde kenara çekilip içeri bakmayı öğretti. Bir diğer ilham kaynağım olan kitaplar da, yıllar içinde hangi konuların beni rahatsız ettiğini, hangi konuları kafaya taktığımı anlamama yardımcı oldu. Bu kitaplar içinde Albert Camus’nün “Yabancı” romanı ile José Saramago’nun “Körlük” romanı beni, dolayısıyla çalışmalarımı önemli ölçüde etkilemiştir.
Bu noktalardan aldığım ilhamla kimi zaman kalabalıklar içindeki yalnızlaşmayı, bazen içteki sessiz kalabalığı, bazen kendi kendine yabancılaşmayı, bazen de iletişim kurmanın arasındaki o görünmez sınırı keşfetmeye çalışıyorum.
